Sabiha'nın talihsizliği.

Sabiha'nın talihsizliği.

Sabiha Gökçen Havalimanı 1 Mayıs tarihinde yayınlanan bir duyuruyla ihaleye çıktı. Konu haber olarak gazetelerde yer aldı ve havalimanının sahibi olan Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın internet sitesinde de şartlar açıklandı.

İhaleye katılmak isteyenler 30 bin lira karşılığında ihale şartnamesini satın alabilecekler. İhaleye katılacakların ayrıca bir milyon Euro’luk geçici teminat göstermesi gerekiyor. İlgililer 2 Temmuz 2007 günü saat 10.00’da Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın Ankara’daki binasında “Açık artırma” usulüyle ihaleye katılabilecekler. Veya bu süre içerisinde aynı adresteki ihale şartnamesini okuyup inceleyebilecekler.

Başlıkta anlatmaya çalıştığım talihsizlik, yıllardır özelleşeceği günü bekleyen Sabiha Gökçen Havalimanı’nın hükümetin erken seçim kararı aldığı günden bir gün önce özelleşmeye çıkma şanssızlığıdır. Açıklanan ihale tarihi 2 Temmuz, hükümetin erken seçim yapmaya çalıştığı tarihler ise ya Haziran’ın son haftası ya da 1 Temmuz. Yani ihale günü muhtemelen Türkiye’de hükümet olmayacak. Dolayısıyla böyle bir ihalenin siyasi risk ve sorumluluğunu üstlenecek bir politik yapı da olmayacak. Artık Sayın Savunma Sanayi Müsteşarımız bu riski ne kadar üstlenir ben bilmem. Ama Antalya Havalimanı’nda olduğu gibi küçük bir talihsizlik yaşanırsa bunu toparlayacak bir bakan o sıralarda Savunma ve Ulaştırma Bakanlığı odalarında muhtemelen bulunmuyor olacak.

Dolayısıyla gümbür gümbür gelen Cumhurbaşkanlığı klikleri, Sabiha Gökçen ihalesini organize edenlerin öngörüsünden kaçmış olmalı ki kendileri için de sıkıntı olabilecek böyle bir tarih açıklandı.

Atatürk Havalimanı özelleşmesinden az önce hükümetin “İstanbul’a üçüncü havalimanı lazım” söylemi bu ihale öncesinde de sık sık dile getirilmeye başlandı. Sabiha Gökçen tam kapasitesi hayata geçmemişken, birkaç yıl önce burası için bile “Hayalet Havalimanı” lafları ortada dolaştığında kimse ağzını açmamışken üçüncü havalimanı söylemlerinin tarihsel olarak neden hep ihale öncesine geldiğini merak etmeye başladım. Şimdi de Çorlu taraflarında Karadeniz’e yakın bir bölgeye havalimanı yapılacakmış. E, zaten Çorlu Havaalanı yok mu oralarda?

Bakın ben size olacağı söyleyeyim. İstanbul’a önümüzdeki 50 yıl boyunca üçüncü bir havalimanı yapılmayacak. Çorlu desteklenerek bavul turizminin buraya kaydırılması sağlanacak. Sabiha Gökçen inanılmaz bir cazibe merkezi olacak. İstanbul’un Anadolu yakasını İstanbul’a yakışır hale getirecek. Bu arada üçüncü havalimanı söylemlerinden ihale sonrasında vazgeçilerek, “Baktık baktık yer bulamadık. Bari buraya ikinci pisti yapalım da İstanbul’un hava trafiği kurtulsun” denecek. Böylece oradaki hayallerin projesi İleri Teknoloji ve Endüstri Parkı (İTEP) projesi çöpe atılacak. Onun yerine üçüncü pist yapılarak havalimanının kapasitesi artırılacak. İTEP için ayrılan arazi ise üçüncü pist, kargo ve diğer cazibe merkezleri için harcanacak.

Bu arada biraz da hayal kurayım, nasıl olsa bedava.

Kim bilir belki bu arada Sabiha Gökçen’e müthiş bir tesis yapılarak Atatürk Havalimanı’nda bulunan Askeri bölüm ve lojmanlar da oraya taşınır. Böyle olursa Atatürk Havalimanı’nın kapasitesi de artar. Sabiha Gökçen’deki kule hizmetleri nasıl olsa bu aralar Devlet Hava Meydanları İşletmesi’ne devrediliyor. Radarı da faal hale getirip sektör ayırması yapılınca İstanbul’un önümüzdeki 20 yıl içerisinde sıkışık trafiği kalmazmış mesela.

Tüm bu hayallerimin gerçekleşeceğine inanıyorum. Ama ihale öncesi “İstanbul’a üçüncü havalimanı lazım” dedikten sonra ihale bittiğinin ertesi gününe bu vizyonu koyarsanız bunun adı “Sabiha Gökçen’i bile bile ucuza ihale ettiniz” demek olur.