Bodrum polisinden İDO'ya

Bodrum polisinden İDO'ya

Bodrum’a yaklaşırken virajlar ve deniz başlar ya hani. Hah işte tam olarak oraya insan korkuluğu koymuşlar. Polis arabası süsü verilmiş, yolun enine bir biçimde her iki taraftan da görülecek şekilde bire bir ölçülerinde bir resmi polis arabası maketi. Tekerlekleri gerçek otomobil tekerleği. Bunu vatandaş yan tarafından görsün diye yapıldığından burnundan arka tamponuna kadar tam ölçülerde olsa da eni bir karış filan. Dolayısıyla toplam iki tekerleği var. Bir kaidenin üzerine oturtmuşlar duruyor. İnsan korkuluğu.

Bunu ancak ülkemiz mantığında anlamak, algılamak mümkün. Vallahi bir dönem o maket orada iş bile yapmıştır. O sayede insanlar yavaşlamıştır bile.

23 Haziran Cumartesi akşamı Bodrum Günbet’in trafiğe kapalı alanında bir polis arabası, iki de polis motosikleti durmuş asayişi sağlıyor. Bu kadar turistin su gibi içki içtiği yerde normal bir kolluk gücü eylemi. Her ne kadar eğlencenin ortasında insan üniforma yerine asayişin sivil polislerce görünmeden sağlanmasını arzu ediyor olsa da çok da eleştirilir bir tarafı yok bu görüntünün.

Bu arada sokağa giren küçük hacimli motosikletler derhal çevrilerek ceza kesiliyor. Buna da sözüm yok. Ama bir tanesini trafikten men etmek isteyip sürücüsüyle birlikte çekicinin üzerine hiçbir güvenlik önlemi almadan bindirilip otoparka gönderilince ortaya çıkan komik görüntü utanç vericiydi. Her gaz ve frende düşme tehlikesi atlatan motorunun üzerindeki gariban vatandaşın durumu, çekici köşeyi dönene kadar herkesin dikkatini çekince eğlencenin kesilmesine bile neden oldu.

Birkaç dakika sonra ise bir başka kişi polislerin arasında sağa sola bağırıp çağırırken bir başka bardan çıkan atletli iri yarı biri tarafından tartaklanarak uzaklaştırıldı olay yerinden.

Bir süre sonra da ana yol üzerinde polisler tarafından çevirme uygulaması yapılmaya başlandı. Ama çevrilen araçların nerede duracağı tam olarak düzenlenemediğinden gergin bir araç kuyruğu kalabalığı oluştu tüm çevirme boyunca. Bazı küçük motorlar aradan gazlayıp sıvışmaya çalışınca peşinden bağırıldı filan.

Son günlerde İDO feribotlarıyla sıkça seyahat etmekteyim. Gözlemim odur ki üstün hizmet felsefesiyle yola çıkılmasına rağmen kurumsal anlamda gerekli başarıyı yakalamaları çok zor. Çünkü işin aynen Bodrum polisi örneğinde olduğu gibi standardı yok.

Geçtiğimiz Pazar günkü Bursa-Yenikapı feribotuna bindiğimde motosikletimi koymam için gerçekten birbirinden yardımsever üç ayrı görevli tarafından üç ayrı yere yönlendirildim. Sonunda geminin içinde oradan oraya dolanıp durduğum için üçü de bana kızdı.

Kalktıktan sonra içerisi 27.6 derece olunca bunun denizdeki denizanalarının çok olması nedeniyle klima motorlarının çalıştırılamamasından kaynaklandığı açıklaması yapıldı.

Sonra şikayetçi olanlara doldurmaları için form dağıtıldı. Birbirinden güzel genç kızlar ellerinde formlarla konuyu takip etti. Hatta odası, masası olmayan benimle birlikte orta salonda ayakta duran bir beyefendiye durumu rapor ettiler. O da yeniden anons ettirilmesi talimatı verdi. Birçok ukala ve ne istediğini bilmeyen ve ısrarla laftan anlamayanlar tarafından tüm seyahat boyunca bu görevliler taciz edildi. Onlar açıklama yaptıkça alkışlayarak protesto edenler bile oldu.

Sorunumuz işimizi eksik ya da fazla yapmamız değil. İşi optimize etmesini bilmiyoruz. Kalite yönetimi yok ve iyi niyet ne yazık ki her şeyi halletmiyor. Anlatmaya çalıştığım; işi olması gerektiği gibi yapmadıktan sonra korkuluk da olsa, gerçeği de olsa, iyi niyetle de donansa iş eksik kalıyor.