Motorda kedi var.

Motorda kedi var.

Her örtüyü kaldırdığımda sele üzerindeki tüyleri nefretle sildim. Zaten, siyah kanatlı güvercinimi kaptığında aramız 25 sene önce bozulmuştu. Ayrıca, doğası gereği "Bir kedinin insanı olmak" fikri beni hep itmiştir. Bu nedenle beslediğim tüm evcil hayvanlar içerisinde ona asla yer vermedim.

Geçtiğimiz günkü şiddetli yağmurdan sonra motosikletin örtüsünün su geçirip geçirmediğini anlamak için altından uzanıp baktığımda göz göze geldik. Tıpkı yıllar önce kaptığı güvercinim gibi bu da siyah beyaz alaca renkteydi. İkimiz de çok şaşırmış olmalıyız ki bir süre öylece kalakaldık. İlk şaşkınlıktan sonra da korkmadan bir süre birbirimizi süzdük. Örtüye şaplattığım bir iki tokattan sonra panik yapmadan motordan indi ve birkaç metre ileride tetikte durup beni izlemeye başladı. "Pist" nidalarıyla üzerine koştuğumda da duvardan atlayıp kayboldu. 

"Yok, bu iş böyle olmayacak" derken jeton düştü. Motorumla girdiği yakın ilişkiyi sona erdirecek yöntem geldi aklıma. Nasıl da daha önce düşünememiştim.

Hemen eve çıkıp bir peçeteye bolca karabiber döktüm. Sonra da getirip selenin üzerine koydum. Üzerini de bir bezle örtüp bezi de örümcekle seleye sabitledim.

Ertesi sabah heyecanla inip baktığımda selede tüy filan yoktu. Aynı karabiberi bozmadan birkaç gün daha kullandım. Sonuç her defasında aynı. Süper.

Ne var ki mutlu olacağımı sanırken tuhaf bir huzursuzluğa kapıldım. Eski köpeğimin üzerimde bıraktığı öbek dolusu tüyler geldi aklıma. Ne vardı ki bunda. Silince çıkıyordu. Üstelik kediler asla yattığı yeri pisletmezdi.

Önce karabiberi koymamaya başladım geceleri. Ne fayda. Sabahları silmeyi beklediğim tüylerden eser yok.

Umudu kesmiştim ki dünkü yağmurda yeniden karşılaştık. Bu defa beni görür görmez kaçıp gitti. Ama selenin üzerinde bıraktığı tüyler duruyordu. O gelirse diye eski fanilamdan simetrik kestiğim parçalardan biriyle sildim seleyi, yine de söylene söylene. Sonra da kullanmadığım örtüyü yatak gibi seleye serip üzerini öyle örttüm motorun.

Şu anda sabahın dördü ve dışarıda yağmur yağıyor. Biliyorum, o alaca miyav motorda yatıyor. Sevmiyorum hala bıyıklı nankörü. Ama olsun ıslanmıyor ya.