Kurmak mıdır aslolan yaşatmak mı?

Kurmak mıdır aslolan yaşatmak mı?

Tokalaşırken mesleğini söylemeyen adamı severim ben.

Elini yukarıdan kavrayıp vücut diliyle seni ezen adamdan haz etmem.

Kadehi masanın ortasında lambaya doğru kaldıran adamın bardağının altına iteklenmekten niç hoşlanmam.

Sopayı en sağlamından haketmiş densizi yere düşürdükten sonra tekmeleyeni tek bırakın, utanmasa da yalnız kalsın.

Bir şirketi, bir partiyi, bir kulübü kurduktan sonra sadece "Ben kurdum" diye arada ortaya çıkan adama bir şişe soda lazım, hazmetsin.

Mütevazılıkla kendinden söz ettiren adam makbuldür benim kültürde, ister timsah olsun ister şarapçı fark etmez.

Egosundan sıyrılmış hayat ordinaryüsü ararım yıllardır gönlümde bir elek.

Küçücük motoru önüne katıp hiç üşenmeden saatlerce süren adam dosttur, sevdiği adam nota kaçırsa da orkestrayı gönülden alkışlayan arkadaştır.

Gavur İzmir'imden kalkıp bir akşam anını birlikte yaşamak için emek, zaman ve para harcayıp bunu umursamayanları severim çok tanımasam da.

 

Yazmak değil, elinde berat varken söylemek gerekti belki.

Kendimi affetmemekten korktuğuma ısırdım dilimi.

Şimdi bir borcum var yine kendime, onu yerine getirme zamanı.

 

Şirket kurar kimisi üç otuz paraya. Kar ederken sen yoksan neyleyim senin varlığını gülüm.

 

Büyük fotoğrafı gören adam severim ben. Ona göre davranan, vizyonu olan...

Coca colayı öksürük şurubu diye icat edeni,

Dar-ül Aceze'yi ihtiyar tıkmak için dizayn edeni,

Köpeğini marka cinsten seçeni, uyuz oldu diye ötenazi isteyeni,

Adı yaşasın diye viyadük dikeni,

Peç'i resmi geçitte giyeni,

Kanka olmak için çıtayı düşüreni, ne yapayım ben…

 

Kaya gibi sert, katana gibi sağlam, kolkırsada yen içinde kalan, cenk tutan serhat lazım bana.

Temeli sağlam, özünde bilgili, bir baltaya sap olmuş adam severim ben.

 

Konumuz motosikletse eğer.

Bir güzel insan ordusuyla karıştım geçende.

Bir kırmızı servet aldım en değerlisinden.

Gözü motosikletten ve gönlü dostluktan kamaşmış süper insanlarla kucaklaştım.

 

Yalnız kurt dağda, sürü caddede olur.

Düğüm olmadan yumak olmuş koca bir öbekle yuvarlandım.

Sahipsiz kültürünü, umarsız dostluğunu sevdim ben bunların.

Superevariders denen anlamsız isimli grubun anlamlı insanlarını önce dinledim sonra izledim.

"Kim olursan ol gel" demek isterdim. Ben sadece kendim olarak gidebildim.

 

Temcit pilavı yiyip, sandoz içtim.

En güzeli, ben hariç kimsenin umurunda değildi. 

En çok da bunu sevdim.