Motorcunun aptalı fazla yaşamaz.

Motorcunun aptalı fazla yaşamaz.

Bir haber bülteninde rastladım, Galatasaray Stadyumu’nun hemen karşısında otobanda bir raicing motosikletle beyinsiz bir sürücü sağ şeritte tek teker yapmaya kalkıyor. Beceremeyip düşüyor. Hemen arkasından gelen tır ise son anda soluna bile bakmadan direksiyonu kırıp onu ezmekten son anda kurtuluyor. Kurtulan bu enayi arkadaş değil bence tır şoförü. Durduk yerde hem vicdan hem de birçok maddi sıkıntıya girecekti. Acırım, ona acırım.

 

Yıllar önce evde bir tadilat yapılırken elektrikçi, fişe takılı kablonun ucunu yalıtımsız penseyle sıyırmaya çalışıyordu. Tam müdahale edecektim ki yanımdaki bir ağabeyim sus işareti yaparak bana engel olmaya çalıştı. Sonra da açıkladı: “Biz yanındayken küçük bir çarpılma sorun olmayacaktır. Elektrikçinin aptalı uzun yaşamaz. Çarpılmalı ki aynı hatayı yalnız başınayken bir daha yapmasın. Bu onun için bir ders olabilir. İkaz edip bu şansını elinden alma.”

 

Bu açıklamanın tuhaflığının farkındayım. Bu örnekten hareketle şehrin göbeğinde tek teker yapmaya çalışanlara, kask takmayan kalın kafalılara, korumasız motora binenlere engel olmayın demiyorum. Çünkü elektrikçi örneği sadece o kişinin kendini ilgilendiren bir sorumsuzluktu, ancak bu tip motorcuların yarattığı tüm sorumsuzluklar hepimizi ilgilendiriyor. Bu gibi adamların becerdiklerini zannettikleri akrobasileri takdir etmek yerine bunları adam yerine koymamak gerek ki yaptıkları haltın matah bir şey olmadığını anlasınlar.

 

Yine bir arkadaşım, aynı istatistik sonuçlarından iki farklı karşı tez çıkaran gruplar hakkında şunu söylemişti: “Rakamlar yalan söylemez, yalan söyleyen insanlardır.”

 

Bazı konularda gerçek bir tanedir ve tartışmaya açık değildir. Motosiklet gerçeğinde ise tek gerçek bu aracın son derece tehlikeli olduğudur. Bir insanın en değerli varlığı canıdır. Kendi canını tehlikeye atacak kadar aptal olan birisini “kendi tercihi” diye bir kenara bırakmak ultra demokratik gibi gözükse de, çevre üzerindeki olumsuz etkileri bakımından dikkate almak gerekir. Hiç kimsenin bu görüntüleri gördükten sonra “Aman ağabey dün gördüm televizyonda millet neler yapıyor, dikkat et kendine” diye ikazı sonrasında doğaçlama ve iyi niyetli bu yorumla itildiğim “Beyinsizler” grubunda bulunmak istemiyorum. 

 

Biz motosikletin trafikte fark edilmediğinden, belediyelerin motosikleti dikkate almadan düzenleme yaptığından, karayollarının, hız düzenleyici otoritelerin umarsız tavırları yüzünden saçma ve mantıksız tehlikelere maruz kalmamak için uğraşırken görünen o ki asıl tehlike içimizdeki aptallardır.

Canın tek teker yapmak istiyorsa git trafiğe kapalı alanı dene. Bir yerini kıracaksan da bunu kimsenin aracılığıyla yapma. Ölmek istiyorsan da başka yol bul birader.

 

Yaz gelip de sezon başlayınca aptallardan uzak durun ve motosikletin size vereceği keyfi uzun yıllara yaymayı deneyin. Yaşam çok kutsal, çok mübarek, çok değerli bir olgu. “Tek teker yapmıştı rahmetli” tabiri emin olun beyinsizler için bile yakışık değil. Hayat bir gün sona erdiğinde çok daha anlamlı bir sebebi olmalı.