Bakan Yıldırım

Bakan Yıldırım

Seçim arefesinde Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım kendisi gibi birkaç bakanlığı usülen bir anlamda kayyuma devretti. Bakan Yıldırım’ın ağlayarak yaptığı veda konuşması dikkatimi çekti.

Son günlerde hükümetin geldiği politik çizgi, siyaset arenasının kendi doğal handikaplarından sayılır. İşin burası bambaşka bir konu ve değerlendirilirken başka kriterlere göre yorumlanması gerekir. Şu anda bununla ilgili değilim.

Ama, bu bakanın istenen mükemmel seviyede olmamakla birlikte Cumhuriyet tarihinin en başarılı ulaştırma bakanlarından birisi olduğunu söylemek abartı olmayacaktır. Bakanı başarılı kılan sivil havacılıkta sağladığı vizyonudur. Bakanın mükemmel olamamasına sebep ise asıl uzmanlık alanı olmasına rağmen deniz ulaşımı konusunda ülkeye bir deniz mili bile yol aldıramamış olmasıdır.

Demiryolu vizyonunu ise endişeyle izlediğimi zaten daha önceki yazılarımda belirtmiştim.Bakan Yıldırım’ın sivil havacılık konusunda başarılı olmasının sebebi herhangi bir yatırım yapmaya gerek kalmaksızın sadece mevzuatlar ve bazı rakamlar üzerindeki bürokratik hakkını kullanarak oynama yapmasının neticesidir. Böylece özel sektörün yolu açıldı. Denizyolunda başarılı olamamasının sebebi ise nispeten çok daha maliyetli olan bu sektöre özel sektör tarafından bugüne kadar ciddi bir katılım olmamasındandır. İşin tuhafı bu konuda hiçbir adım da atılmadı.Yazıyı, bakanı övmek ve havacılıktaki başarılarını kutlamak için kaleme almaya başlamış olmama rağmen eksiklerini anlattığım hale dönüştüren duygu onunla değil benimle ilgili bir tarz sonucudur.Seçim sonrasındaki yeni hükümetin hangi politik şartlar altında oluşacağı henüz belli değil. Ancak hayat standardımıza, yaşam biçimimizin kalitesine en çok etki eden bakanlığın ulaştırma olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle daha önce yerlerde sürünen bakanlık başarı çıtasının bir miktar yükseltildiği ve bundan sonra da en az bu yükseklikten devralınması gerektiğini umuyorum

Yeni hükümetin ulaştırma bakanı ister aynı kişi olsun ister bir başkası, artık her şey şu anda olduğundan farklı gerçekleşecektir. Çünkü taze hükümetin vizyon koyacak süresi de o oranda uzun olacaktır.

Bunu söylemek için erken olsa da yeni hükümetteki ulaştırma bakanlığının kamuoyu üzerindeki etkisi dikkate alınarak yetkilendirilmesi ve önünün açılması gerekmektedir.Sivil havacılığa yaptığı katkılar nedeniyle ulaştırma sektörünün bir yazarı olarak kendisine teşekkürü borç bilirim. Her ne kadar hızlı demiryolu taşımacılığında biraz işler sarpa sarmış olsa da herkes adına gerçekleşen o talihsiz günlerin sadece iş yapmak adına risk almaya hazır bir bakanın idareciler tarafından kandırılması olarak görüyorum. Ancak demiryolu için ortaya konan projeksiyona bakınca ise bakan beyin sadece para harcayarak ekonomiyi canlandırmak istediği gibi beni ürküten bir anlamsız tablo çıkıyor ortaya.Sonuç olarak Binali Yıldırım sayesinde bugüne kadar yapılmamış birçok ulaşım hamlesi gerçekleşti. Daha önceki bakanlar ütopik hayaller peşinde koşarken küçük dokunuşlarla sektörün önü açıldı. Umarım yeni dönemde biraz toparlanan bu trendi aşağıya çekecek politik kimlikler görmeyiz.