İkizler Burcu

İkizler Burcu

Ben ikizler burcuyum. Ne demekse tabi.

Yükselenim de ikizlermiş, öyle diyor astroloji cetveli.

Bu işlere inananlar ikizlerin çift karakter, benim ise dört karakter gezdiğimi söylerler. Aslında “Abi senin sağın solun belli değil” diyecekler ama utanıyorlar sonucunu da çıkartabiliriz.

Bu kış benim için biraz sıradan geçti. Bu birikmişlikle yaz aylarına girerken hayatımdaki birkaç önemli, (ama artı ya da eksi olarak değerlendirilmeksizin) travma boyutundaki değişim nedeniyle konsantrasyonumu toparlayamadığımı da itiraf etmeliyim. Haliyle benim garajdaki “Laci”yle hiç dertleşemedik. Çıkıp gezemedik. Şöyle bir gazlayıp tüm dertlerimizi aynada unutmak isterdik ama benim kafada bunca problem varken bir de hastane, kırık, çatlak, çizikle uğraşmayalım diye ikimizde bunu erteledik. Bence onun da hafif bir akü sorunu olabilirdi. Birbirimizi anlayışla karşıladık yani.

Martın son haftasonu muhteşem bir havada telepatimiz kesişti.

-Lan, Laci! Var mısın turlamaya.

-Akü basarsa gelirim olm. Unutmadın di mi bana binmeyi.

-Saçmalama. Özledim seni… Hem de çok.

-Gel bekliyorum…

Bu diyalogdan sonra kafayı resetledim o da aküyü dert etmedi. İlk iş olarak bir benzincide durup lastik havalarını olması gerektiği bar’a yükselttik. Fakat Laci motoru bana tüm kış boyunca çok kızmış olmalı ki arka tekere hava basarken egzozuyla elimi yaktı.

Biraz küfürleştik. Sonra barıştık.

İkimiz de erkek olduğumuz için neticede iyi anlaşırız. Öyle kapris filan olmaz aramızda. Feminen kliklerimiz yoktur yani. O bana kırmızı ışıkta önümüzden geçen güzel bir kız gösterdi barıştık.

-Şşşt Laci, lastikler sertleşmedi değil mi?

-Sen beni ne sandın. İhtiyar mıyım ben, dur bakalım daha. Böyle müstehcen sorulara alışık değilim. Beni sinir etme, ısıtırım seleyi görürsün kim peltek, kim sertleşiyor anlarsın.

-Tamam tamam. İyi hadi bi redlline yapalım da pasın açılsın.

Böyle böyle halvetleştik.

Ben konuşurum onunla, bir deli gibi. Anlatırım, o cevap verir.

Sağ aynasına eğilip konuşmuşluğum vardır.

Çamaşır makinesinde dönen renklileri seyredip rehabilite olduğum günler geride kaldı. Sıkma modu yüzünden Arçelik’le bozuşalı çok oluyor. Artık tek dostum “Laci”.

O beni anlar.

Bazen hırçır, bazen dingin, çoğu zaman öfkeli, arada bir durgun. Tüm karakterlerime uygun bir motordur aslan arkadaşım benim.

Kedi çişinden dert yandı bana. Niye habire selesine tekerleklerine işendiğini çözemediğinden bahsetti.

“Olm dua et seleni tırmıklamıyorlar” dedim. Hiç kedi ezmediğimiz halde başına neden böyle bir şey geldiğini anlamadığından dert yandı. Köpeklerden de hoşlanmaz zaten benim dostum.

Fuarda yeni modelleri gördüğümü biliyor Allah’ın ikitekeri. Hafif bir arızaya bağlama hali de var bu yüzden. Geçen akşam arka sinyali bir bozdu, geri getirdi. Ama biliyorum ben, onunla bi İzmir yapsak kalmayacak bir şeyi aslında.

Yahu bu arada siz nasılsınız diye soramadım. Çıkardınız mı dostunuzu örtünün altından. Ya da baktınız mı yağına suyuna.

İhmal etmeyin bu edavatı. Ne de olsa yaz geliyor.

O olmazsa ne yaparız biz?