Topuklu ayakkabıyla motor tepesi.

Topuklu ayakkabıyla motor tepesi.

Güzel parlak bir kaskın arkasından örülmüş sarkan veya rüzgârda uçuşan uzun saçlar motosikletin o testosteron maskünen halini çok dengeleyen bir görsel karedir. Elbette at kuyruk abilerden değil, arkada oturan hanımefendilerden bahsediyorum.

Motosiklet kıyafetleri güncel ve popüler modayla uyuşmaz. Kendi içerisinde bir modası vardır. Paris Hilton istediği kadar düşük pantolon giysin, motosiklette her zaman neredeyse göbek deliğinizi örtecek kadar yüksek kemere ihtiyacınız olur. Takla da atsanız G’nizi gösteremezsiniz mesela.

 Motosiklet kıyafeti mağaza aynasında bakılarak alınmaz. Oturursun, kalkarsın; diz çökersin. Dizlikler dizlerini büktüğünde de olması gerektiği yerde bulunmalı. Durum böyle olunca en uygun kıyafet genellikle üzerinizde Şarlo’nun pantolonu gibi durur aslında. O yüzdendir son yıllarda jean tarzı daha günlük kıyafetlere yöneliyor üreticiler.

Bir motosiklet kıyafetiyle kafede oturmak iyi bir restoranda bulunmak genellikle aynı mekândaki popüler modayı takip edenler açısından “İyyyy” şeklinde bir tepkiyle karşılanmanıza neden olabilir. Boşverin, onlar motosiklet felsefesini özümseyememiş mutlak çoğunluk, takılmayın.

Ama bu kadar rehabiliteden sonra geçen gün motosiklet tepesinde gördüğüm bayan görselini anlatmadan geçemeyeceğim.

Güzel bir Shoei kask.

Muhtemelen Revit marka uygun bir mont.

Eh hadi korumalı olmasa da sanırım bir kot pantolon.

Ama yahu bilmem kaç pont kırmızı topuklu açık ayakkabı da neyin nesi?..

Benim gibi güvenlik donanımına paranoya çizgisine az kala bir yerlerde takılı kalmış birisi olarak söylemiyorum. Tamamen estetikten bahsediyorum.

Hadi Nolan’ın pembe kaskını aldın. Kirlenir, tozlanır, motorda pembe mont olmaz denmesine rağmen beyaz, pembe montu da giydin. Altına işlemeli koruma pantolon da giyebilirsin. Onun altına da güzel bir motor botu ya da çizmesi. Bu tarz kokoş tiplere bir diyeceğim yok. Hem estetik hem koruma-korunma denklemini geçenlere sözüm olmaz ama motosiklette topuklu ayakkabı kimse kusura bakmasın, havuz başı düğününe balık adam kıyafetiyle gitmeye benziyor. Hoş, bu tabirin yerine başka kelebekli argo benzetmeler de yapabilirim ama insanları hele tanımadıklarımı üzmek huyum değildir.

Aslında, ekipman üreticilerinin kadınlara yönelik özel kesim kıyafet üretmek yerine sadece aynı tarzdan küçük bedenleri piyasaya sürmeleri de bu işin erkek egemen bir hobi olduğu takıntısına örnektir bence. Bir kadın, motosiklet üzerinde sadece saçlarıyla değil, yukarıda bahsettiğim pembe kombinasyondaki gibi feminen görünmelidir. Kasktan taşan uzun saçlar bu işin son tamamlayıcı detayı olabilir belki.

Bazı hobiler, sporlar her şeyden önce bir disiplin gerektirir. Ya öyle yapılır ya da yapılmaz.

Konu balıkadamdan açılmışken sorayım, BC ve regülatör yerine tekneden sarkıtılmış hortumla dipte nefes almaya kalkışan kimseyi gördünüz mü hiç?

Örnek negatif benzetmeden hoşlanıp denemeyin sakın, hortum patlar, yukarıda ucunu tutan vatandaş parmağıyla tıkayıp eşek şakası yaparsa sorumluluk kabul etmem.

Ama lütfen günlük kadın kıyafetlerini motosiklete taşıyıp da benim de restoranda motorcu gören ikoncanın “İyyyy”lemesi gibi bir ses çıkartmama engel olun.

Her işin bir adabı var, lütfen diyorum.