Eskiye rağbet olmalı.

Eskiye rağbet olmalı.

Bu atasözünü biz Türkler çıkartmış olmalıyız. "Eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı" derdi büyüklerim. "Yeni her zaman yenidir" de biz veya bizim gibi görgüsüz bir toplum tarafından icat edilmiş olmalı.

Apple, ülke olarak bize madalya vermeli. Gelir seviyesine oranla bu kadar pahalı elektronik aletin tüketildiği bir ülke daha var mı bilmiyorum. Bir insan aylık maaşının iki üç katı kadar daha pahalı bir telefonu niye alır anlamak mümkün değil. Lüks sigara satışında d hep aynı şeyi gözlemlemişimdir. Çorabı yırtık adam en pahalı sigarayı içmekten imtina etmez.

Gelelim konumuza. Daha önceden de dikkatimi çekerdi ama daha fazla takılmaya başladım şu her yıl yeni motosiklet alma olayına. Bakıyorum etrafıma, birikimi olmayan arkadaşlarımdan bazıları bile borç harç motorlarını değiştiriyor. Hani öyle çok masraf olduğu için ekonomik bir tedbire istinaden yapılan alımlar da değil üstelik bunlar; tamamen keyfi.

Bir de Beyrut'ta görmüştüm, adamın biri aynı motordan farklı iki renkte almıştı. Hem de ikisini de banka kredisiyle. Beş yıl filan ödeyecek yani. Lübnan'ın görgüsüzlükde tavan bir ülke olduğunu tekrarlamama gerek yok sanırım.

Bence bu kafada ciddi bir kitle olduğu için ikinci el ve hatta biraz yaşını almış motosikletler ülkemizde yenisini oranla çok ucuz. Akıl veren imam olarak kendimi de eleştireyim. Bir ara klasik kullanırken ben de bu furyanın içerisindeydim. Motora onu tak, bunu tak, hadi değiştir derken gezmeyi ihmal ettiğimi fark edip bundan vazgeçmiştim. Gözün her zaman bir başka motorda olduğundan sahip olduğunun kıymetini de bilmiyor insan bu durumda. Şu andaki motorum eski sayılmaz ama bana ciddi bir problem çıkartmadığı müddetçe bununla uzun yıllar geçirmeyi planlıyorum. Belki bir gün tarz değiştirmek gerekirse ancak. (Açık kapı bıraktığımı fark ettim. Görgüsüzlüğün kırıntıları da böyle bir şey işte)

Neticede yollarda kullandığımız teknoloji belli. Bir motosikletin teknolojisinin çok gelişmemiş olmasının kullananı daha temkinli olmaya zorladığı da bir gerçek. Bu bir avantaj mıdır değil midir uzun konu ama en azından eski motosiklet kullanmak için kendinize söyleyebileceğiniz haklı sayılabilecek bir mazeret gibi gözüküyor.

Zaten Türkiye gibi bir ülkede motosiklete binerek "Ekmeğe sürülecek aklı olmayan adam" kategorisine birinci sıradan giriyoruz. Aynı madalyayı ekonomi dalında da kazanmanın alemi yok. Motosiklet kullanmak zeki ama çok akıllı olmayan adam işidir. Kendinizi hemen kötü hissetmeyin, şöyle söyleyeyim; akıl, matematik ve mantık birleşimidir. Bu kombinasyona direkt sahip birinden motosiklete binmek eylemi çıkmaz. İşin ruhunu yakalamak için mantıktan uzaklaşmak gerekiyor ya... Hah tam olarak onu kastediyorum işte. O yüzden mantıktan uzakta durarak gerçekleştirilenmotosiklete binme eyleminin yanında başka mantıksızlık yapmamalı.